FİZİK MÜHENDİSLİĞİ  

 

Mühendislik; bilim yoluyla elde edilmiş tüm bilgilerden; akıl ve deneyim yoluyla somut sentezlere vararak , insan ya da daha genel kapsamıyla canlıya yararlı oluşumları yaratma gücü ve çabasıdır. Ancak bu o kadar geniş ve kapsamlı bir alan oluşturmaktadır ki kaçınılmaz olarak bir sınıflandırmaya gitmek zorunluluğu vardır. Bilim bir şeyi bilinen, mühendislik ise bir şeyi kullanılan yapar. Fizik ile Fizik Mühendisliği arasında çok merak edilen “Aralarında ne fark vardır ? ” sorusunun cevabınada bu çerçevede kolayca bir cevap bulunabilir. 

Evrenin temel yasalarını ve bunların uygulamalarını araştıran Fizik, ölçülebilen niceliklerin bilimidir. Fizik, evrensel geçerliliği olan, herkes tarafından kabul edilen, doğanın gerçek kavram ve kuramlarını temel alır. 

Örneğin; madde, atom ve moleküllerden oluşur; doğada enerji seviyeleri kesiklidir; doğadaki her cisim mutlak sıcaklığının dördüncü kuvveti ile orantılı olarak ışıma yapar... 

Günlük yaşantıda kullanılan Transistör, Laser, Teleskop, Çeşirli spektrometreler (NMR, ...) gibi aygıtlar Fizik bilimcileri tarafından geliştirilmiştir. Uydular, uçaklar, gelişmiş bilgisayar yapıları gibi çağımızın en gelişmiş teknolojik sistemleri başka bilim dallarından katkılar olsa da büyük ölçüde fizikçilerin ürünleridir. 

Bilimin doğal gelişimi sonucunda, makine, elektrik, malzeme, elektronik, bilgisayar gibi bölümler, tarihsel akış içerisinde, hep Fizik Bilimi’nden doğmuştur. Bu nedenle bu alanlarda yapılan çalışmaların benzerleri her uygulamalı fizik bölümünde yer alır. Biraz da ülke gerçeklerinden doğan “Fizik Mühendisliği” kavramı, evrensel olarak kullanılan “Uygulamalı Fizik- Applied Physics” kavramlarının ülkemizdeki karşılığıdır. 

            Günümüzde bilimin mikro teknolojiden nano teknolojiye geçişinde en büyük katkıyı fizik ve fizik mühendisliğinin koyduğu bir gerçektir. Günümüzde insan oğlu üç temel büyüklük açısından ele alındığında 10-31 kg’lardan 1041 kg’lara, 10-18 s’lerden 1018 s’lere, 10-18 m’lerden 1026 m’lere kadar gözlem ve ölçümler yapabiliyorsa bunu fizik ve fizik mühendisliğindeki gelişmelere borçludur. Dünyada bu alanda yapılan çalışmalar insan yaşamını daha da kolaylaştıracaktır. 

21 yy’da fizik mühendisliği alanındaki araştırma ve uygulamalar; Nanorobotlar, Yeni ve Süper Malzemeler, Yenilenebilir Enerjiler, Uzay İstasyonları, Matamatik Modelleme ve Sayısal Çözümleme (Şirket Düzeyinde), Kaotik Süreçlerle Çözümleme, Biyoteknoloji, Gen Mühendisliği, Mikro Cerrahi, Yeni Tip Lazerler, Yapay Organlar, Robotik, Mikrospektroskopi ve Spektromikroskopi, Süper Hızlandırıcılar ve Çarpıştırıcılar, Süper İletkenler, Magnetooptik, RF Mühendisliği, Güç Mühendisliği, Işınlama, Toryuma Dayalı Reaktörler, Vakum Teknolojileri, Yüksek Sıcaklık ve Düşük Sıcaklık Fiziği, Atmosfer Fiziği, İyon İmplantastonu, Siknotron Işınımı, Serbest Elektron Lazeri, Süper Hızlı Mikroçipler, Kablosuz Bilgisayarlar, Süper Hızlı Uçak ve Trenler, Pilotsuz Uçaklar, ... gibi  alanlarda yoğunlaşacaktır.    

 Ülkemizde 1954 yılından bu yana Fizik Mühendisliği eğitimi verilmektedir. Ülkemizdeki Fizik  Mühendisliği Bölümleri kuruluş sırasına göre  Ankara üniversitesi Fizik Mühendisliği Bölümü (1954), İstanbul Teknik Üniversitesi Fizik Mühendisliği Bölümü (1954), Hacettepe Üniversitesi Fizik Mühendisliği Bölümü (1968) ve Gaziantep Üniversitesi Fizik Mühendisliği Bölümü (1987) dür. Bu 4 bölümümüz yılda ortalama 150 civarında Fizik Mühendisi mezun vermektedir.  2000 yılı baz alındığında mevcut 53 Fizik Bölümüne ve 4 Fizik Mühendisliği bölümüne I. ve II. Öğretim olarak toplam 4000 civarında öğrenci alınmıştır. Hemen şu soru gündeme getirilebilir. Bu 4000 rakamı bir planlama sonucundamı tesbit edilmiştir?. Fizik açısından olmasa bile Fizik Mühendisliği açısından oda olarak yaklaşımımız Fizik Mühendisliği bölümlerinin, sanayi ve endüstriyel üretimin yoğun olduğu, Kayseri, Konya, İzmit, Bursa, Eskişehir, İzmir gibi bölgelerde de hayata geçirilmesi gerektiğidir. Buradaki fizik bölümlerinin desteklenerek Fizik Mühendisliğine dönüştürülebileceğini düşünmekteyiz. Sonuç olarak ülkemizde ihtiyacın üzerinde Fizik Bölümü varken ihtiyaç duyulduğu oranda Fizik Mühendisliği Bölümü yoktur denilebilir.

 1970 yılında kurulmuş odamızın son kayıtların göre üyeleri Fizik Müh: 1400, Matematik Müh:321, Nükleer Enerji Müh: 20, Bilgisayar Mühendisi: 7 şeklindedir.  FMO Üyelerinin Çalışma Alanlarının Sektörel Dağılımı: Kamu (Üniversiteler ve Milli Eğ. dahil):  % 64, Özel Sektör : %36, Bilgisayar: %16,  Kendi Şirketi: %7, Diğer (Medikal, Müşavirlik ve Temsilci Firmalar): %13 .

 FİZİK MÜHENDİSLİĞİ ALANINDA ÜLKEMİZDEKİ BAZI GELİŞMELER: 

 Fiizk Mühendisliği eğitimi veren 4 bölümüzde son yıllarda eğitim öğretim programlarını gözden geçirmiş ve büyük oranda revize ederek yeni programlarını hayata geçirmişlerdir. Bu belkide çok önceleri yapılması gereken gelişmeden FMO olarak büyük mutluluk duymaktayız. Diğer bazı gelişmler ise aşağıdaki gibi sayılabilir:

 Medikal Fizik: Son yıllarda özellikle Medikal alanda bazı düzenlemeler ve atılımlar yaşanmıştır. Özel ve Kamuya ait sağlık merkezlerinde bulunan tedavi ve teşhis amacıyla kullanılan cihazlar (Co-60, After Loading, Simülator, Linak, Braki terapi,...) tamamıyla, Fizik Müh. ve Fizikçilerin kullanacağı cihazlar olarak tanımlanmıştır. Bu alandaki lisans üstü  uzmanlık eğitimleri Ankara Üniversitesi Fizik Mühendisliğinin yanısıra Hacettepe Ü. veya  Çapa Tıp Fak.’de verilmektedir. Türkiye’ye son yıllarda girmeye başlayan Baby siklotronlar ile radyofarmasotikler üretilmeye başlanmıştır insanlarda (F18, O15 ve ziraat için C11, N13). Hal hazırda İzmit’e kuruldu (Lisans aldı), Ankara (ihaleyi yaptı), İzmir’de (Makineyi getirdi) kurulma aşamasında. Bu hızlandırıcıların sayıları 3–5 yıl içerisinde büyük artış gösterecektir. Nötron, proton  terapi çalışmaları da önümüzdeki yıllarda yaygın olarak kullanılacak.

 Hızlandırıcı teknolojisi: Önümüzdeki beş yıl içerisinde ihraç edeceğimiz tüm gıdalar ve gıda ürünlerinin radyasyonla (elektron beam ve gama) ışınlanma şartı getiriliyor. Dünya artık ülkemizden ışınlanmamış gıda ithal etmeyecek. TAEK ve GAMA PAK’ın gama ışınlama tesisleri mevcut. İzmir, İstanbul’da (Fındık, incir, üzüm, kayısı, sebze, meyva, baharatlar,....) ışınlama için elektron beam tesisleri kurulacak ve ön çalışmalar başladı bu alanda çalışacakların çoğu fizikçi olacak. Hızlandırıcı Fiziği alanında Ankara Üniv. Fizik ve Fizik Mühendisliği Bölümlerinde Lisans ve Lisans üstü dersler verilmekte ve Master ve doktora tezleri yaptırılmaktadır.

 TAEK, Tahribatsız muayene, radyografi, edge curent, ultura sound konularında eğitim vermektedir.  Ülkemizde mühendislik alanında uzman mühendislik kavramı getiren bazı yasal düzenlemeler ve yönetmelik çalışmaları devam etmektedir. Bu çalışmalar sonuçlandığı zaman oda ve bölümler işbirliği yapark 8-10 alanda Fizik Mühendislerine uzmanlık sertifikası kazandırılacaktır. Telekominikasyon ve Non iyonize radyasyon ölçümleri konusunda müşavir firmalar ölçüm yapmak üzere odadan lisans alarak oluşmak üzeredir. Çıkarılacak yönetmelikle bu firmalarda, Haberleşme, Elektrik-Elektronik, Fizik ve Fizik Müh. çalıştırılması zorunlu kılınacak. Ayrıca, Savunma Sanayiinde, Radyasyon güvenliği ve korunumu, Nükleer güvenlik, Kuraklık ve erozyon ile ilgili çalışmalara da ağırlık verilmesi gündemdedir. Yazılım,  İnternet ve Optik sektörü ülkemizde Fizik Mühendisleri için yeni sayılabilcek yatırım alanları olarak gelişmektedir.  

 Bu özel sayıyı çıkarmaktaki amacımız Fizik Mühendisliği kavramına açıklık getirmek, Ülkemizdeki Fizik Mühendisliği Bölümlerini tanıtmak ve Fizik Mühendislerin ağırlıklı olarak yer aldığı sektörlerde Fizik Mühendisliğinin yerine ve önemine dikkat çekmektir. Bu amaçla, bölümleri tanıtıcı yazıların yanısıra, bu sayıda Nükleer Enerji, Endüstriyel Uygulamalar, Telekomünikasyon, Savunma Sanayi, Askeri Elektronik Sanayi, Bilgisayar, Meteoroloji, Medikal Fizik ve Radyoterapi ve AR-GE alanlarında Fizik Mühendisliğinin yerini ve önemini belirten ve konu uzmanlarınca yazılmış makaleleri bulacaksınız.

 FMO Eğitim Çalışma Grubu olarak, bu özel sayısının öğrencilerimizden, mezunlarımıza, sektörlerde çalışanlarımızdan yöneticilerimize kadar herkese Fizik Mühendisliği ile ilgili olarak ışık tutacağını ümit eder, emeği geçen herkese ve ilgilenenlere saygı ve sevgilerimizi sunarız. 

 

Doç. Dr. Ömer YAVAŞ                                              Dr. Abdullah ZARARSIZ
Ankara Üniv. Müh. Fak. Fizik Müh. Böl.                       ANAEM Müd. Yrd.
FMO Eğitim Çalışma Grubu Başkanı                             FMO Başkan Yard. ve
                                                                                     FMO Eğitim Çalışma Grubu Koordinatörü