NÜKLEER ENERJİ VE NÜKLEER TEKNOLOJİ ALANINDA FİZİK MÜHENDİSLİĞİNİN YERİ VE ÖNEMİ

Dr. Erdener BİROL, TAEK Başkan V.

 

GİRİŞ:

Türkiye 1956 yılında 6821 sayılı yasa ile Atom Enerjisi Komisyonu (AEK) Genel Sekreterliğinin kurulması ile dünyada nükleer enerji alanında çalışmaları başlatan ilk ülkeler arasında yerini almıştır.

Türkiye’de nükleer güç santrallerinin kurulmasına yönelik çalışmalar 1956 yılında başlamış olmasına rağmen halen, nükleer enerji alanında somut bir program ortaya konulamamıştır. Bunun nedeni olarak, bu konuda kararlı ciddi ve siyasetten bağımsız bir politikanın belirlenememesinin yanı sıra halkın nükleer enerji konusunda yeterli derecede bilinçlendirilememesini gösterebiliriz.

Nükleer enerji ve nükleer teknolojilerin geliştirilmesi ve güvenli ve güvenilir bir şekilde kullanılabilmesi için gerekli kalite ve güvenlik kültürüne sahip, nitelikli insan gücünün oluşturulması gerekmektedir. Bunu sağlamak için de;

-Ülkemizin ciddi bir nükleer enerji programı için ihtiyaç duyacağı personel miktarı ve niteliklerinin bu konuda deneyimli ülkelerin tecrübeleri göz önüne alınarak belirlenmesi ve ihtiyaç duyulan standartların ortaya konulması,

-Nükleer teknolojinin ihtiyaç duyduğu yüksek nitelikli insan gücünün yetiştirilebilmesi için günün şartlarına uygun şekilde donatılmış eğitim merkezlerinin kurulması ve mevcut merkezlerin güncel donanımlarla teçhiz edilmesi,

-Nükleer teknolojinin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan gücüne yönelik standartlar belirlendikten sonra mevcut insan gücü potansiyelinin bu standartlara ulaşabilmesi için gerekli eğitim programlarının belirlenmesi ve kısa dönemde ihtiyaç duyulacak nitelikli insan gücünün sağlanabilmesi için bu programlar çerçevesinde eğitimlerin yapılması,

-Uzun vadeli bir nükleer enerji programı içerisinde ülke sanayinin ve teknolojisinin her alanında nitelikli insan gücüne ihtiyaç duyulacağından, teknik liselerden üniversite ve enstitülere kadar eğitimin her alanında uygulanan eğitim politikalarının bu doğrultuda gözden geçirilerek buna uygun bir ulusal eğitim politikasının hazırlanması,

gerekmektedir.

 

TAEK’DE ÇALIŞAN FİZİKÇİ VE FİZİK MÜHENDİSLERİ

Bir nükleer enerji programına girilirken, bu teknolojinin gereksinim duyduğu kalifiye insan gücünün ötesinde, nükleer güç santralının işletilmesinde ve lisanslanmasında sorumluluk yüklenecek personelin özel olarak yetiştirilmesi, gereklidir.

Türkiye’de nükleer tesislerin lisanslanmasından sorumlu kuruluş, AEK’ nın yeniden yapılanması ile “Barışçıl amaçlarla Türkiye’de atom enerjisinin kalkınma planlarına uygun olarak ülke yararına kullanılmasını sağlamak temel ilke ve politikaları belirleyip önermek, bilimsel, teknik ve idari çalışmaları yapmak, düzenlemek, desteklemek, koordine etmek ve denetlemek” üzere 2690 sayılı kanunla kurulmuş olan Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK)’dur. TAEK organizasyonu ihtisas daireleri ve araştırma merkezlerinden oluşmaktadır.

 

İHTİSAS DAİRELERİ

ARAŞTIRMA VE EĞİTİM MERKEZLERİ

- Ankara Nükleer Araştırma ve Eğitim Merkezi (ANAEM)

- Çekmece Nükleer Araştırma ve Eğitim Merkezi (ÇNAEM)

- Ankara Nükleer Tarım ve Hayvancılık Araştırma ve Eğitim Merkezi (ANTHAM)

- Türk Devletleri Nükleer İşbirliği Araştırma ve Eğitim Merkezi (TÜDNAEM)

 

Halen TAEK Başkanlık ve bağlı araştırma merkezlerinde toplam 347 tane teknik elemanın, 101’i fizik mühendisidir. Bu elemanların 25’i lisans düzeyinde, 52’si yüksek lisans düzeyinde, 21’i doktora düzeyinde, 3’ü doçentlik düzeyinde eğitim görmüşler ve hemen hemen tamamı yurtiçi ve yurtdışında nükleer konularda çeşitli eğitimlerden geçmişlerdir. Bu konudaki spesifik eğitimler, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı tarafından hazırlanan burs, kurs programları ve kurum tarafından düzenlenen hizmet içi eğitim programları kapsamında yapılmaktadır. Bu güne kadar sürdürülen eğitim faaliyetleri göstermiştir ki, özellikle lisan bilen iyi yetişmiş fizik mühendislerinin nükleer bilim ve teknoloji alanında sürdürülen eğitimlere adaptasyonları kolay olmaktadır.

Şekil 1’de TAEK’de çalışan toplam teknik elemanlar içinde fizik mühendisleri ve fizikçilerin payları, Şekil 2’de TAEK’de çalışan fizik mühendislerinin akademik durumları, Şekil 3’de ise TAEK’de çalışan fizik mühendislerinin görev yaptıkları yerlerin toplam içindeki payları verilmektedir.

 

Ţekil:1

Ţekil:2

 

Ţekil:3

 

 

TAEK’de halen görev yapmakta olan üst düzey yönetimin pek çoğu (Kurum Başkan Vekili, Teknik Başkan Yardımcısı, Teknik Daire Başkanı, Araştırma Merkez Müdürü, Araştırma Merkez Müdür Yardımcısı, Teknik Şube Müdürü) ile çok sayıda teknik eleman ve araştırıcının Üniversite eğitimleri Fizik Lisans ve Fizik Mühendisliğine dayanmaktadır.

 

SONUÇ VE ÖNERİLER

Üniversitelerimizden fizikçi veya fizik mühendisi olarak mezun olanlar, fizik bilimine katkı koyacak şekilde kendi uzmanlık alanlarında araştırıcı olarak çalışmalarına devam edebilirler. Ancak nükleer teknoloji ve lisanslama konularını ele aldığımızda, lisans derecesi ile mezun olan fizikçi ve fizik mühendislerinin tercihen nükleer bilimler ve nükleer mühendislik konularında uzmanlaşacak şekilde akademik kariyer yapmalarında fayda bulunmaktadır. Bunun yanında fizikçilerin ve fizik mühendislerinin, nükleer mühendisliği oluşturan uzmanlık alanlarına kendilerini adapte ederek kurum içi faaliyetlerde verimliliklerini artırmaları mümkündür. TAEK’in fizikçi ve fizik mühendislerinin nükleer bilim ve nükleer teknoloji alanında uzmanlaşmaya yönelik tercihlerinde yol gösterici olması gereklidir.