Cumartesi , Haziran 12 2021
Ana sayfa / DUYURU SLIDE / SEKTÖRDE FİZİK MÜHENDİSLERİ ETKİNLİĞİ DÜZENLENDİ

SEKTÖRDE FİZİK MÜHENDİSLERİ ETKİNLİĞİ DÜZENLENDİ

ANKARA ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ FİZİK MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ “SEKTÖRDE FİZİK MÜHENDİSLERİ” ÇALIŞTAYI DÜZENLEDİ

FMO Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Zararsız: Yönetmelik çıksa bile hukuki süreci başlatacağız!
Ankara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi’nin 20. kuruluş yıl dönümü nedeniyle düzenlenen Sektörde Fizik Mühendisleri Çalıştayı, dün çevrim içi yapıldı. Çalıştayın konuşmacıları arasında FMO yönetici ve üyeleri de vardı. FMO 32. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Abdullah Zararsız, Oda’nın da görüşlerini ilettiği, orta öğretim mezunlarına hastanelerin tıbbi cihaz bölümlerinde çalışma imkânı tanıyan TİTCK yönetmelik taslağına ilişkin “Yönetmelik çıksa bile iptal ettirebiliriz” dedi.
Yeni teknolojiler, AR-GE fırsatları, öncü çalışmalar….
Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Ankara Üniversitesi (AÜ) Fizik Mühendisliği (FM) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Handan Olğar, Fizik Mühendisliği bölümünün AR-GE fırsatları ile yeni teknolojilere kapı araladığını dile getirdi.
AÜ Mühendislik Fakültesi Dekanı Mehmet Emin Candansayar, FM’nin Fakülte’nin kurucu bölümlerinden olduğunu ve bölümün Türkiye’de öncü çalışmalar yürüttüğünü söyledi.
“FM’ye verilen destek bilimin her alanına verilen destek”
Son açılış konuşmasını yapan AÜ Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar ise “bilimin temellerinden biri” diye tanımladığı FM’nin üniversitelerin olmazsa olmazlarından biri olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Ünüvar, “FM’ye verilen destek bilimin her alanına verilen destek” ifadesini kullandı.
Prof. Yılmazer: Pandemide teknolojinin önemi anlaşıldı
AÜ FM Emekli Öğretim Üyesi ve Fizik Mühendisleri Odası (FMO) FM Eğitimi Komisyonu üyesi Prof. Dr. Ali Ulvi Yılmazer, “Akademide Fizik Mühendisleri” başlıklı sunumunda, COVID-19 pandemisi döneminde teknolojinin öneminin daha iyi anlaşıldığını söyledi. Prof. Dr. Yılmazer, bilim ile teknoloji arasındaki iş birliğinin önemini vurguladı.
FMO Yenilenebilir Enerji Komisyonu, GES raporu hazırlayacak
Akademisyen Yılmazer’in ardından konuşan FMO Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Abdullah Zararsız, “Fizik Mühendisleri ve Mesleki Kazanımlar” başlıklı bir sunum yaptı. Başkan Zararsız, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) ve FMO’nun kuruluşundan, fizik mühendislerinin çalışma alanları ile Oda’nın çalışma ve faaliyetlerinden söz etti.


Dr. Zararsız, Oda’nın kazanımları arasında Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihazlar Kurumu’na (TİTCK) bağlı radyoterapi merkezlerinde Fizik ve Nükleer Enerji mühendislerinin çalıştırılması, 2003 tarihli İş Yasası’nda “İş Güvenliği Mühendisi ve İş Güvenliği Teknik Elemanı”nın çalıştırılması, Telekomünikasyon Kurumu ile Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun (RTÜK) baz istasyonları ile ilgili çıkardığı yönetmelikte elektromanyetik alan şiddeti ölçümü ve raporlama yapılması gibi gereklilikleri sıraladı. Zararsız, kazanımların çoğaltılması için mevzuatları takip ederek ilgili mevzuatlara görüş ve öneri sunma, bölümler ile etkili iş birliği gibi önerilerde bulundu.


Oda Başkanı Zararsız konuşmasında, Türkiye’de sayısı gün geçtikçe artan Güneş Enerjisi Santralleri (GES) konusuna da değindi. FMO Yenilenebilir Enerji Komisyonu’nun son toplantısında konuyla ilgili rapor hazırlama kararı aldığını duyurdu. GES’te en önemli noktanın depolama ve güneş hücrelerinin yapılması olduğunu belirtti.
Dr. Zararsız: Yönetmelik çıksa bile hukuki süreci başlatacağız!
FMO’nun görüş ve önerilerini ilettiği, Tıbbi Cihazların Test, Kontrol ve Kalibrasyonu Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Taslağı’nda yer alan orta öğretim mezunlarının hastanelerin tıbbi cihaz bölümlerinde çalışabileceği konusunu da değerlendiren Dr. Zararsız, şöyle konuştu:
“Onun o şekilde çıkacağını sanmıyorum. Çıksa bile hukuki süreçte onu iptal ettirebileceğimizi düşünüyorum. Bugüne kadar bu tıbbi cihazlarla ilgili bir yönetmelik yoktu ama bazı hastaneler döner sermayeden belirli bir pay almak için bu cihazlara kalite kontrol yaptırırlarsa artı puan alıyorlardı”
FMO’nun burs yönetmeliği yakında yayımlanacak!
Oda Başkanı Zararsız, FMO’nun önümüzdeki eğitim ve öğretim döneminden itibaren öğrencilere karşılıksız burs vereceğini, bunun için bir yönetmeliğin hazırlandığını ve yönetmeliğin yakında yayımlanacağını aktardı. Tüm meslektaşlarına ve öğrencilere Oda’ya üyelik çağrısı yaptı.
Kalite Kontrol Uzmanı Tuğcular, öğrencilere staj için yardımcı olacak
FMO Yönetim Kurulu üyesi Zeki Tuğcular, “Tahribatsız Muayene (NDT) Sektöründe Fizik Mühendisleri” başlıklı sunumunda NDT kullanım alanları, yöntemi, metodu, vasıflandırma sınavı ve sertifikalandırma konularını ele aldı. NDT Mühendisi Tuğcular, NDT’nin malzeme ve ürünlere zarar vermemesi nedeniyle daha ekonomik olduğunu, bu yüzden birçok alanda bu yöntemin tercih edildiğini belirtti.

NDT yöntemlerinin çok geniş olduğunu vurguladı ve NDT’nin gözle muayene, manyetik parçacık muayenesi gibi bazı muayene yöntemlerinden söz etti. NDT metotlarından ET sızdırmazlık deneyi, girdap akımları ve LT manyetik parçacık muayenelerinin Türkiye’de sık kullanıldığını kaydetti.


Mergen Kalite Kontrol Hizmetleri Ltd. Şti’de Kalite Kontrol Uzmanı Tuğcular, öğrencilere staj konusunda yardımcı olabileceğini dile getirdi.
Medikal Fizikçi Dirican: Cihaz ve merkez sayısı fazla, fizikçi sayısı az!
Çalıştayın ilk oturumunun son konuşmacısı FMO Onur Kurulu Üyesi ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bahar Dirican’dı. Prof. Dr. Dirican “Medikal Fizik Çalışmaları” başlıklı sunumunda, medikal fizikçilerin iş ve görev tanımı ile bu alandaki yasal düzenlemeleri katılımcılara aktardı. Akademisyen Dirican, medikal fizikte eğitimin ve istihdamın önemini vurguladı. Medikal fizikçilerin sorumluluklarının fazla olduğunu altını çizdi.
FMO Medikal Fizik Komisyonu üyesi Dirican, çalışma alanları geniş olan medikal fiziğin fizik mühendisleri için önemli bir alan olduğunu dile getirdi.
Medikal Fizik Derneği Başkanlığı görevinde de bulunan Bahar Dirican, medikal fizikte bir milyon kişiye düşen medikal fizikçi sayısının kriterlerini belirleyen Avrupa Medikal Fizik Organizasyonları Federasyonu’nun (EFOMP), verilerini aktardı. EFOMP’un bir milyon kişiye radyoterapide 6, nükleer tıpta 4 ve radyolojide 2 medikal fizikçi düşmesi gerektiği kriterini söyledi. Türkiye koşullarında ise bu sayının radyoterapide 4,2, nükleer tıpta 0,8, radyolojide ise 0,2 olduğunu aktardı. Türkiye’de radyoloji cihaz ve merkezlerinin sayısının çok fazla olmasına rağmen radyoloji yüksek lisanslı fizikçi sayısının az olduğunu belirtti. “Sayı az olduğu için düzenleme yapılamıyor. Bu alandaki açık kapatılmalı” dedi. Nükleer tıp ve diagnostik radyoloji alanlarında açık olduğunu, bunun Türkiye’de ve dünyada radyoterapi alanında medikal fizikçi istihdamının zorunluluğundan kaynaklandığını söyledi. Prof. Dirican, “İstihdam kolaylığı olmadığı için belki de diğer alanlarda daha az sayıda istek var ve daha az sayıda eğitim kurumu bu eğitimleri veriyor. Ülkemizde bu programların olduğu kurumların sayısı oldukça az. Halbuki radyoterapi eğitimini yüksek lisans olarak veren kurumların sayısı oldukça fazla. Yasal düzenlemeler düşünülüyor ancak yasal düzenlemelere gidilmeden önce bu sayıların uygulanabilir hale getirilmesi gerekiyor. Öncelikle eğitim programlarında bunun dikkate alınması durumu değiştirecektir” ifadelerini kullandı.
Medikal Fizikçi Dirican, Avrupa Birliği ülkelerinde medikal fizikçi istihdamının zorunlu olmasına karşılık tüm dünyada iyi yetişmiş medikal fizikçilere ihtiyaç olduğunu, bu alanda açık olduğunu vurguladı. AÜ’den mezun olduğunda kendisinin de bu alanda bir bilgi birikimi olmadığını anlattı. Medikal Fizik alanında çalışmak isteyen öğrencilere dil öğrenmelerini, yaratıcı olmalarını ve motivasyonlarını yüksek tutmalarını önerdi. Dirican, ilk günkü heyecan ve hevesiyle çalışmalarını sürdürdüğünü de kaydetti.
“Suçlu ve suç profili değişti”
Çalıştayın ikinci oturumunun ilk konuşmacısı Üsküdar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Adli Bilimler Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aylin Yalçın Sarıbey’di. Doç. Dr. Sarıbey “Adli Bilimlerde Fizik Mühendisleri” başlığını taşıyan sunumunda, suçluların bilimin ilerlemesiyle birlikte daha teknik yöntemleri kullandığını, kendiliğinden gelişen suçlarda ise eski yöntemlerin kullanılmaya devam ettiğini ifade etti. Adli bilimler uzmanlarının da bilimi ve teknolojiyi daha iyi kullanmak zorunda olduklarına işaret ederek şu ifadeleri kullandı:
“Suçlu ve suç profili değişti. Biz de buna yönelik teknolojiler geliştiriyoruz: Daha iyi optik cihazlar, daha iyi yazılımlar, daha iyi kimyasallar, daha iyi görüntüleme teknikleri…Bu şekilde suçu çözmeye çalışıyoruz. Ama tabii ki suç her zaman var ve arkasında da suçla ilintisi olan insanlar derince kafa yoruyorlar ve teknolojiyi de kullanıyorlar. Biz o yüzden daha iyi olmak zorundayız. Bilimi daha iyi kullanmak zorundayız”


Üsküdar Üniversitesi Bağımlılık ve Adli Bilimler Enstitüsü’nde (BABE) Müdür Yardımcısı da olan Dr. Sarıbey, adli bilimlerin birçok disiplinin bir arada çalıştığı çatı bir kavram olduğunu ifade etti. Adli Bilimler ile Fizik ilişkisini ele alan akademisyen Sarıbey, Fiziğin Adli Bilimlerin temel alanlarından biri olduğunu ve suçu aydınlatmada Fizik ve Mühendislik bilgisinin kullanıldığını söyledi. Olay yerinde birçok temel Fizik bilgisinden yararlanıldığını belirten FMO üyesi Sarıbey, kriminalistiğin üç önemli ayağının Fizik, Kimya ve Biyoloji olduğunu kaydetti.
Türkiye’nin ilk kadın balistik uzmanı Dr. Sarıbey, adli bilimler ilgili farkındalık yaratılması gerektiğini, öğrencilerin bu alandaki bilgi ve ilgilerinin yetersiz olduğunu vurguladı.
“FMO’yu tırmalayın!”
Çalıştayda “Optik Sektöründe Fizik Mühendisleri” başlıklı bir konuşma yapan Optik Mühendisi Namık Açan, optik ile ilgili çalışma alanlarının geniş olduğunu ifade etti. FMO Fizik Mühendisliği ile Optik komisyonları üyesi Açan, öğrencilere disiplinler arası çalışmaya kendilerini hazırlamalarını, her yıl staj yapmalarını ve FMO’ya üye olmalarını önerdi.


Birçok kurum ve firmada optik danışmanlığı yapan Açan, bu alanda kendini geliştirmek isteyen öğrencilere “FMO’yu tırmalayın, başka yerleri tırmalayın” dedi.
“Herhangi bir fabrikadan çok daha çevre dostu”
Energypack Solar Yönetim Kurulu üyesi Erdem Katı, “Güneş Enerjisi ve Türkiye’de Enerji Piyasası” başlıklı bir sunum yaptı. Güneş enerjisinin HES ve JES’ten daha avantajlı olduğunu, en temiz ve en çevre dostu enerji yöntemi olduğunu vurguladı. Güneş enerjisinin artık konvansiyonel bir iş olduğunu, bunun yanına enerji depolama gibi bir yetenek eklemek gerektiğini söyledi. Güneş panellerinin üretilme sürecinde ve kullanımlarından sonra çevreye zararı olup olmadığına ilişkini se güneş enerjisinin en temiz enerji sınıfı olduğuna dikkat çekti ve şöyle konuştu:
“Çevreye zararları minimum. Nedeni şu; klasik ve kristal güneş panellerinin ana ham maddesi cam ve onun içinde Silisyum hücreleri olduğu için bunlar doğada çabuk yok olabilen metaller. Bunların bir geri dönüşüm prosedürü var. Bunları Türkiye’de devreye almak da gerekiyor. Dünyada geri dönüşüm prosedürleri çıkıyor. Bir kilowatt saat enerji elde edebiliyorsan şu an için bildiğimiz enerji yöntemlerinden en temizi, konvansiyoneller için söylüyorum, güneş enerjisi. Fabrikalar açısından da değerlendirirsek, çok ciddi atıklardan bahsetmiyoruz. Çok minimal şeylerden bahsediyoruz. Herhangi bir fabrikadan çok daha çevre dostu”
Fizik Mühendisi Katı: FM olmadan üretim mümkün değil!
Yaklaşık on beş yıldır enerji sektöründe çalışan Fizik Mühendisi Katı, “Yeşil Enerji Devrimi-Yeşil Hidrojen” adını verdiği sürecin yaklaştığını, pandemi ile birlikte bunun daha iyi anlaşıldığını dile getirdi. Katı, bu durumu “Dünyada iklime daha fazla ihanet etme ve çevreyi daha fazla kirletme şansımız kalmadı. Çünkü artık yaşayamayacak duruma geldik” sözleriyle ifade etti.


Katı, Türkiye’de son beş yılda güneş ve rüzgâr enerjisine yönelik yeni yatırımların arttığını bildirdi. GES yapımında ve güneş enerjisi üretiminde fizik mühendislerinin önemini vurgulayarak, “Bir GES ya da güneş enerjisi üretiminde Fizik Mühendisi olmadan üretim gerçekleştirmek mümkün değil” dedi. Ayrıca, Türkiye’de bunların üretiminde çalışacak fizik mühendislerine ihtiyaç olduğunu ve bu ihtiyacın gelecekte de artacağını belirtti.
Optik Mühendisi Pekman, öğrencilere yol haritası çizdi
Microsoft Finlandiya’da Optik Mühendisi olarak çalışan Aslı Pekman, “Aydınlatma Sektöründe Fizik Mühendisleri” başlıklı sunumunda deneyimlerini katılımcılarla paylaştı. Büyük teknoloji şirketlerinde çalışmak isteyen öğrencilere belli bir alana odaklanmalarını, kendilerinden kaynaklanmayan nedenler dışında uzun bir süre işsiz kalmamalarını, sektörün ihtiyaçlarını takip etmelerini, adım adım ilerlemelerini ve LinkedIn profillerini güncel tutmalarını önerdi. Optik Mühendisliği alanında çalışmak isteyenlere yardımcı edebileceğini belirtti.


Girişimci Karakuş: Türkiye’de girişimcilik hızlandırma program ve teknokent sayıları arttı!
FMO Saymanı Hasan Can Karakuş, meslek yaşamında ve girişimcilik serüveninde AÜ Fizik Mühendisliğinin Sesi Topluluğu ile FMO-GENÇ’in önemli bir rolü olduğunu belirtti.
“Yeni Mezunlar İçin Girişimcilik” başlıklı sunumunda ALHAZEN Mühendislik kurucusu Karakuş, sekiz farklı girişimci tipi üzerinden bir girişimcide bulunmaması gereken nitelikleri sıraladı. En sıkıntılı ve kendi gözlemleri sonucunda en çok karşılaştığı girişimci tipinin ise özgüvenli girişimci olduğunu aktardı. Söz konusu tipin hatayı kabul etme oranının düşük ve riskleri belirleyememe ihtimali olduğunu kaydetti. Karakuş sıraladığı tiplere dair, “Bunlardan herhangi biri olmanız girişimci olamayacağınız anlamına gelmediği gibi tek başınıza da bu işi yapabileceğiniz anlamına da gelmiyor” dedi.


Fizik mühendisi Karakuş sunumunda, girişimcilerin mit haline getirdikleri şeyler ve sık yaptıkları hatalar üzerinde de durdu.
Türkiye’de son dokuz yılda hem girişimcilik hızlandırma programlarının hem de teknokent sayılarının arttığını vurguladı.


Karakuş, çalıştay katılımcılarına ilgi ve çalışma alanlarına göre hızlandırma ve destek programlarını takip etmelerini önerdi.
Prof. Dinçer’in adı laboratuvarda yaşatılacak!
Çalıştayda 8 Mayıs 2019 tarihinde yaşama veda eden AÜ FM Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlker Dinçer meslektaşları, öğrencileri ve arkadaşları tarafından anıldı. Prof. Dr. Yılmazer ile Prof. Dr. Olğar, Prof. Dinçer’in adını Manyetik Malzemeler Araştırma Laboratuvarı’na verme taleplerini Rektör Ünüvar’a iletti. Prof. Dr. Ünüvar da bu talebi kabul etti.

 

hakkında yeni

Burayada bakınız

Dünyayı Bekleyen Tehlike: İklim Değişikliği Söyleşisi Gerçekleştirildi

“Dünyayı Bekleyen Tehlike:İklim Değişikliği” başlıklı söyleşi, FMO’nun YouTube kanalında dün yapıldı. FMO’nun pandemi dönemindeki on more »